Valeriya Korotenko Röportajı

Yabancı transferlerin bir takıma geldiklerinde, sanki çocukluklarından beri bu takıma gönül veriyormuş gibi oynamalarının en iyi örneklerinden biriyle konuşuyoruz bu ay..

25 Ocak 1984 doğumlu olan Valeriya Korotenko ile… Valeriya, Fenerbahçe Acıbadem Bayan Voleybol Takımımızın önemli isimlerinden bir tanesi. Geçtiğimiz yıl Türkiye Ligi’nde en iyi libero seçilmesinin yanı sıra, takımımızın Avrupa 3.’sü olduğu CEV Kupası’nda en iyi manşet alan oyuncu unvanının sahibi oldu.

Valeriya’nın evine konuk olduk. Nişanlısı Nejat ve köpeği Maylo ile ev hallerini görüntüledik. Ayrıca Valeriya’yı büyük beğeni duyduğu Kız Kulesi’ne de götürdük. Voleyboldaki başarısı kadar sıcakkanlılığı da röportajımıza yansıdı. Bir de unutmadan röportajımız sırasında bize tercümelerde yardımcı olan oyuncumuz Oksana Parkhomenko’ya da teşekkür ediyoruz.

Fenerbahçe Dergisi’nin 74. sayısında yer alan Valeriya Korotenko röportajının tam metni aşağıdaki gibidir:

– Voleybol oynamaya ne zaman başladın? Profesyonel olmaya nasıl karar verdin?
25 Ocak 1984 yılında Azerbaycan’da dünyaya geldim. 1993 yılında okul takımında voleybola başladım. 2000 yılında da profesyonel voleybolcu olmaya karar verdim. O günden bu yana da başarılı olabilmek ve formasını giydiğim takımları en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyorum.

– Fenerbahçe’ye geliş öykünden biraz bahseder misin?
Fenerbahçe’ye Oksana ile birlikte geldik. Eski takımımızdaki antrenörümüz bize Fenerbahçe Acıbadem sizi istiyor dedi. Takımımız teklif geldiğinde Şampiyonlar Ligi’nden elenmişti. Aradan birkaç ay geçti antrenörümüz “İstiyorsanız gidebilirsiniz” dedi. Biz de Fenerbahçe Acıbadem’e gelmeye karar verdik.

– Fenerbahçe Acıbadem bundan birkaç yıl öncesine kadar ikinci ligde mücadele ediyordu. Ancak şu anda Avrupa 3.’sü olma başarısını gösterdi. Sence takımın bu hale gelmesindeki en büyük etken nedir?
Fenerbahçe çok büyük bir kulüp. Bayan voleybol 2005-2006 yılında birinci lige çıkmış. O dönemden önce bayan voleybol ile fazla ilgilenilmemiş olabilir. Ancak şu anda baktığımızda kulübün voleybola büyük önem verdiğini görüyoruz. Bayan takımı her yıl daha da iyiye gidiyor. Takıma iyi takviyeler yapılıyor. CEV Kupası’nda kazandığımız üçüncülük kesinlikle son başarımız olmayacak. İlerleyen yıllarda daha da iyi olacağımıza inanıyorum.

– Fenerbahçe Acıbadem sezon başında farklı bir hocayla çalışıyordu ancak daha sonra yerine Jan De Brandt geldi. Onun takıma nasıl bir etkisi var?
Sezon başında Üzeyir Özdurak ile yola çıktık. Onun oyun sistemi farklıydı. O sistemle oynamaya başladık. Ancak Jan De Brandt geldikten sonra oyun sistemi ve antrenman sistemi tamamen değişti. Daha hızlı ve değişik bir tempoda oynamaya başladık. Bu sistemle daha başarılı olduk ve daha iyi oyunlar çıkartmaya başladık.

– Play – Off’lar başlıyor. Şansımızı nasıl değerlendiriyorsun? Sence neler olacak?
Play – Off’larda sakat olan oyuncularımız tedavi oluyor. Takım tam gücüyle oynuyor. CEV Kupası’nda Avrupa’da 3. Türkiye Kupası’nda 2. olduk artık Türkiye Ligi’nde de şampiyon olmamız gerekiyor. Buna inanıyoruz. Bu inançla oynayacağız.

– CEV Cup’ta en iyi manşet alan oyuncusu ve geçen yıl Türkiye Ligi’nin en iyi liberosu olarak seçildin. Bu başarıyı neye bağlıyorsun?
Bu sadece benim başarım değil. Bu takımın başarısı. Çünkü ben tek başıma iyi oynasam bile takım arkadaşlarım kötü olsa böyle bir başarıyı elde edemem. Benimle birlikte çalıştılar. Başarılı olabildiysem bu takım arkadaşlarım sayesinde oldu. Ayrıca buradan bana emek veren antrenörlere de teşekkür etmem gerekir çünkü benim bu başarıya ulaşabilmem için çok uğraştılar. Çok çalıştık ve başarı geldi.

– Taraftar sana yoğun bir ilgi gösteriyor. Ayrıca Fenerbahçe taraftarının takımı zor anlarda ateşlediği de bir gerçek. Taraftar ve sana yaklaşımları hakkında ne düşünüyorsun?
Bazı taraftarlar beni beğeniyor biliyorum. Tribünde de bana tezahürat yapıyorlar. Ancak zamanla herkesin bir kitlesi oluşuyor. Her voleybolcuyu daha çok seven taraftarlar oluyor. Bazıları birini beğeniyor, bazıları beğenmiyor. Ama önemli olan Fenerbahçe’nin taraftarlarımız tarafından desteklenmesi. Taraftarımız da zaten bunu en iyi şekilde yapıyor.Voleybola uzun yıllar devam etmek istiyorum

– Kariyerlerinde oldukça büyük başarılar barındıran voleybolcuların olduğu bir takımda mücadele ediyorsun. Sence takım arası arkadaşlık nasıl? Bu durum maçları da etkiliyor mu?
Takım arası arkadaşlık oldukça iyi. Hepimiz neden bir araya toplandığımızın bilincindeyiz. Günden güne daha iyi oluyoruz. Kazandığımız başarılar da bunun bir göstergesi.

– Başarılı bir voleybolcusun. Genellikle senin gibi başarılı sporcuların ailelerinde de bir ya da birkaç tane başarılı sporcu olur. Senin ailende durum nedir?
Anne, babamda böyle bir durum yok. Ancak nişanlım Nejat Memadov sporla uğraşıyor. Voleybol oynadı uzun süre ama büyük bir takımda görev almadı. Hem voleybol hem de judoyla uğraşıyor. İkisiyle birden ilgileniyor.

– Azerbaycan’dan bu kadar uzun süre ilk kez ayrıldın. İstanbul’da yaşamayı nasıl buldun? Daha mı zor daha mı kolay? Hayatına nasıl bir etkisi oldu?
İstanbul tek başına yaşamak açısından oldukça zorlu ve büyük bir kent. Özellikle de ailem burada olmadığı için ilk yılımda zorluk yaşadığımı söyleyebilirim. Ancak yine de bir süre sonra her şeye olduğu gibi buna da alışıyor insan. Bunun dışında İstanbul çok güzel bir şehir.

– Şu anda kariyerinde bir yükseliş dönemindesin. Kariyerinle ilgili olarak herhangi bir planın var mı? Neler yapmayı planlıyorsun?
Gelecek yıl eğer mümkün olursa Fenerbahçe’de kalmak istiyorum. Fenerbahçe ile daha çok maç kazanmak ve Avrupa’da daha da başarılı yerlere gelmek istiyorum. Burada daha oynayacağım çok maçım olduğuna inanıyorum. Şimdilik voleybola devam etmeyi düşünüyorum. Şu an için voleybolu bırakmak gibi bir düşüncem yok.

– Nişanlın ile ne zaman evlenmeyi düşünüyorsunuz? Nerede yaşayacağınıza karar verdiniz mi?
Nejat’la 1,5 yıl içinde evlenmeyi planlıyoruz. Eğer bir aksilik olmazsa bu planımızı gerçekleştireceğiz ancak nerede yaşayacağımıza henüz karar vermedik. Bunu zaman gösterecek. Evde zaman geçirmeyi seviyorum

– Takım sezon boyunca yoğun bir tempo içinde oluyor. Deplasmanlar, Avrupa Kupası derken neredeyse evde bulunmaya fırsatınız olmuyor. Kendine nasıl zaman ayırabiliyorsun?
Lig ve Avrupa maçlarının yoğunluğunun yanı sıra antrenmanlar nedeniyle de hayli hızlı bir tempo sürdürüyoruz. Ben açıkçası evde çok az vakit geçirebildiğim için izin günlerimi ve boş vakitlerimi evde değerlendiriyorum. Kanepede televizyon izleyerek geçirmeyi tercih ediyorum. Gücüm ancak ona yetiyor… Boş vakitlerimde Maylo yani köpeğimle Fenerbahçe Parkı’nda vakit geçiriyoruz.

– Maylo dışında başka bir hayvan besliyor musun?
Benim Bakü’de 2 köpeğim daha var. Maylo şu anda 8 aylık ve biz onu 7 aylıkken aldık. Çok sevecen ve uyumlu bir hayvan…

– Farklı bir mutfak kültüründen geldiğin düşünülürse İstanbul’daki yemekleri nasıl buldun?
Türk yemeklerini seviyorum özellikle sosislere nişanlımla bayılıyoruz. Evde olduğum zamanlarda yemek yapıyorum ama açıkçası Nejat benden çok daha iyi yemek yapıyor.

Kaynak: Fenerbahçe Dergisi – Nisan Sayısı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: